Kadı İlyas / (Kale) Medresesi –Kadifekale –(Konak Merkez)
Medresenin ismi atik esas defterlerinde “Vakf-ı câmi ve medrese-i Kâdı İlyas” adıyla kaydedilmiştir. Bu kayda nazaran yanında bir cami olduğu anlaşılmaktadır. Aynı kayıtta cami ve medresenin kimin tarafından ne zaman yapıldığı yer almamaktadır.
Aktepe, on altıncı yüzyıl ortalarından önce, Kadifekale Dağı üzerinde inşa edilmiş ve bânisi kadı olan Yukarı Kale Cami bulunduğunu belirtir. Nitekim Kanunî devrinde hazırlanan vakıf defterinde, “evkâf-ı cami der-kala-i fevkânî” adıyla kaydedilen bu caminin, İzmir kadısı tarafından bina edildiği, harap hale gelmesine karşın hala içinde cuma namazları kılındığı yer alır.
Evliya Çelebî, İzmir’e geldiği yıllarda Yukarı Kalede’ki camiyi bizzat görmüş ve cami kapısı üzerindeki kitâbeyi aynen nakletmek suretiyle günümüze ulaşmasını sağlamıştır.
Buradaki medresenin varlığını ortaya koyan kitâbe;
“Hazihi’l-medresetü’ş-şerîf ve camiü’l-latîf şah(?) el-abdü’z-zaîf el-muhtâc ila rahmetillah, el-Hac İlyas b. Ahmed, afallahü anhüme er-rabbü’s-samed el-kâdî bi-kala-i İzmir, azetellahü teâla ani’t-tedmir. Sene semane ve sebi mie (708)” şeklindedir.
Dolayısıyla Kadı İlyas Medresesi ve cami, H.708 (1308/1309) yılında İzmir kalesi kadılarından Ahmed oğlu elHac İlyas tarafından yaptırılmıştır. Bu dönem Aydınoğlu Mehmed Bey’in, daha önce dost ve müttefiki olan Sasa Bey’i mağlup ederek Aydın İline hâkim olduğu zamana rastlamaktadır.
Evliya Çelebî’nin kaydettiği kitâbeye nazran on dördüncü yüzyıl başlarında yapılmış olan Kadı İlyas Medresesi’nin, Yukarı Kale’deki cami dahilinde olduğunu söylemek mümkündür.
571 numaralı evkâf defterinde Kadı İlyas vakfının on altıncı yüzyıldaki durumu ve gelirleri kayıt altına alınmıştır. Sadece duvarları olduğu belirtilen caminin harap halde olduğu kaydedilmiş ancak camide cuma namazları kılınmaya devam ettiği de yazılmıştır.
Vakfın kaynakları İzmir civarındaki incirlik ve bademlikten 235 akçe, Damlacık’taki incirlikten 350 akçe, Musa bademliğinden 50 akçe, Ayasürüt (Ayasuluğ?) Köyü incir ağaçlarından 20 akçe, Söğüt kesiği mezrasından 20 akçe ve Piri, Murad ile Nebi’nin tasarrufundaki 144 akçelik mukataa zemin bağından oluşmaktadır.
Vakıf defterlerinde ve hurufat kayıtlarında medreseye yapılmış müderris atamasına rastlanmamaktadır. 1794 yılı başlarında medrese vakfının tevliyetine yapılan atamalara nazaran cami vakfının ve hatta caminin faal olduğu ileri sürülebilir.
Nitekim medresenin içinde bulunduğu cami, on dokuzuncu yüzyıl başlarına kadar cemaate açık bir yapı iken aynı yüzyılın içinde bakımsız kalmış ve sonradan tamamen harap hale gelerek ortadan kalkmıştır. Aynı dönemde caminin içinde yer aldığı vakıf için düzenelenen muhasebe kayıtları mevcuttur. Bu kayıtlarda vakıf bünyesinde cami veya medrese için herhangi bir görevli olduğu belirtilmemiş sadece gelirleri kaydedilen vakıf “Kadı İlyas Bey” şeklinde yer almıştır.
KAYNAK: OSMANLI DÖNEMİ İZMİR MEDRESE VE KÜTÜPHANELERİ ( Yasin TAŞ )
FOTOĞRAFLAR: EROL ŞAŞMAZ
Kadı İlyas / (Kale) Medresesi –Kadifekale –(Konak Merkez) Fotoğraf Galerisi