Hellenistik Dönemde, Bergama Akropolü’nde yapılan mimari eserlerinden :
Kral I. Attalos Dönemi’nde, Bergamalıların Galatlara karşı kazandıkları büyük zaferin anısına, baş tanrı Zeus adına yapılmış Hellenistik Dönem’in en görkemli yapılarındandır. II. Eumenes Dönemi’nde (M.Ö. 197- 159) bitirilen Zeus Sunağı, dönemin heykelcilik sanatının en güzel örneklerini sergilemektedir. Pergamon Sunağı, bugün bile kendi türünde tek ve benzersiz bir anıttır.
Sunak hakkında ilk bilgi verenlerden biri Romalı yazar L. Ampelius’tur. “Dünya Harikaları” adlı yapıtında: “Bergama’da mermerden kırk ayak yüksekliğinde, görkemli kabartmalarla süslü büyük bir sunak vardır. Tanrılarla Gigantların (devler) savaşını göstermektedir” demektedir.
1901 yılında Fransız arkeolog ve nümizmat Antoine Heron Villefosse’nin bulduğu sikkenin üzerindeki tasvir, sunağın antik dönemdeki görünümü hakkında bilgi veren tek veridir. Roma İmparatoru Septimus Severus döneminde basılan bir sikkenin arka yüzünde oranları biraz farklı olsa da sunağın batı cephesi betimlenmiştir.
1800’lü yılların sonunda Zeus Sunağı Alman Yol Mühendisi Carll Humman tarafından Almanya’ya Berlin’deki “Pergamon Museum”a götürülmüştür.
Teras yüzeyine, sunağın temeli yapılırken, bilinçli olarak hafifçe kuzeybatıya doğru kaydırılmış böylelikle sunağın güney cephesinde, özellikle doğuda büyükçe bir alan kalmıştır. Temelin yumuşak tüf taşından yapılan çekirdeği, ızgara planlı bir yapıdır. Bu çekirdek yapı, doğu-batı yönünde 36.80 m, kuzey güney yönünde ise 34.20 m’dir.
En dış yüzeydeki kabartmalı ağır metal parçalar demir kenetler ve dübellerle önce sert andezit bloklara sabitlenmiştir. Gigantomakhia Frizi, 2.30 m yüksekliğinde olup batıdaki merdivenin köşesinde son bulmaktadır. Frizin levhaları, zengin profilli geriye çekilmiş bir ayağın üzerinde yer almaktadır. Bunun üzeri koyu renkli mermerden yapılmış basamak sırasıyla ayrılmış ve İyon Düzeninde sütunlarla çevrelenmiş bir galeri tasarlanmıştır. Bu sütun sırasının arkasında ise yine koyu renk mermerden yapılmış arka duvarlar ve daha yüksekte kurban etlerinin yakıldığı asıl sunağın bulunduğu bir iç avlu yer almaktadır. Avlu’nun iç duvarı, 1.18 m’den yüksek, kare şeklinde bir kaidenin üzerinde yer almakta ve Pergamon’nun efsanevi kurucusu Herakles’in oğlu olan Telephoros’un hayatını konu edinen “Telephos Frizi’nin levhaları bulunmaktadır.
Yapının çatı örtüsünde, doğal ölçülerden daha küçük bir şekilde; dört atın çektiği araba, at heykeli, iki triton, üç grifonlu iki kantauroslu ve beş tanrı figürüne ait akroter figürleri yapılmıştır.
Bütün bu mimari elemanlar göz önünde bulundurulduğunda, Pergamon Sunağı 12 m yüksekliğinde inşa edilmiştir.
KAYNAK: Bergama Belediyesi (2017). Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzajı Alan Yönetim Planı 2017-2021, İzmir